Çember

Çember 

Ya dışındasındır çemberin
Ya da içinde yer alacaksın
Kendin içindeyken, kafan dışındaysa
Çaresi yok kardeşim
Her akşam böyle içip, kederlenip
Mutsuz olacaksın
Meyhane masalarında kahrolacaksın
Şiirlerle, şarkılarla kendini avutacaksın
Ya dışındasındır çemberin
Ya da içinde yer alacaksın

Murathan MUNGAN

Yayınlandı: on 28 Şubat 2008 at 11:05 pm Yorumlar (0)

Dilek

Bir küçük, bir küçücük evim olsa;
İçinde bir küçük, bir küçücük halım olsa;
Bütün bunlar benim öz malım olsa.

Masam, mürekkebim, etajerim,
Penceresinde benim perdelerim,
Etajerinde kitaplarım olsa.

Bir ufak, bir minicik evim olsa;
İçinde bir kadın, beni parasız pulsuz seven bir kadın
Bu kadın karım olsa!

Nerde, hangi şehirde olursa olsun,
Bir küçük, bir küçücük evim bulunsun,
Bir ufacık halım olsun yeter,
Yeter de artar bile!

Nerde, hangi şehirde olursa olsun,
Etajerim, kitaplarım olsun,
Beni parasız pulsuz seven karım olsun yeter,
Yeter de artar bile!

CEVDET KUDRET SOLOK

Yayınlandı: on 7 Kasım 2007 at 3:41 pm Yorumlar (0)

Etki ve Tepki

En iyilerimizin sonu genellikle kendi ellerinden olur
sırf uzaklaşmak için,
ve geride kalanlar
birinin onlardan
uzaklaşmayı neden isteyebileceğini
bir türlü tam olarak anlayamazlar.

CHARLES BUKOWSKI

Yayınlandı: on 26 Ekim 2007 at 11:51 pm Yorumlar (0)

Taştın Yine Deli Gönül

Taştın yine deli gönül
Sular gibi çağlar mısın
Aktın yine kanlı yaşım
Yollarımı bağlar mısın

Nidem elim ermez yâre
Bulunmaz derdime çare
Oldum ilimden avare
Beni bunda eğler misin

Yavı kıldım ben yoldaşı
Onulmaz bağrımın başı
Gözlerimin kanlı yaşı
Irmağ olup çağlar mısın

Ben toprak oldum yolunda
Sen aşırı gözetirsin
Şu karşıma göğüs geren
Taş bağırlı dağlar mısın

Harami gibi yoluma
Aykırı inen karlı dağ
Ben yârimden ayrı düştüm
Sen yolumu bağlar mısın

Karlı dağların başında
Salkım salkım olan bulut
Saçın çözüp benim içün
Yaşın yaşın ağlar mısın

Esridi Yunus’un canı
Yoldayım illerim kanı
Yunus düşte gördü seni
Sayru musun  sağlar mısın

YUNUS EMRE

Yayınlandı: on 19 Ekim 2007 at 9:51 am Yorumlar (0)

Boşver be Yaşı Başı

gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü… bak ellerin ayakların kocaman.
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?
takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir
kış günü, öl gitsin…
parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin…
Boş ver be yaşı başı, kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir od aya, ister kıra
bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle
bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna…
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa…
yaş 70′e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?

CAN YÜCEL

Yayınlandı: on 18 Ekim 2007 at 11:26 am Yorumlar (0)

Susarak

Yel değirmenine sesleniş    

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..
Ben de söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik…
Ben de susuyorum sevgimi saklayıp içimde….
Duyuyorsun değil mi suskunluğumu nasıl haykırıyor…
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim …
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde …..

AZİZ NESİN

Yayınlandı: on 15 Ekim 2007 at 5:42 pm Yorumlar (0)

Suskunum Sana

http://www.fotokritik.com/645882   

 Hangi şiire başlasam suskunum sana
Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun
Güneşte kavrulan bir kum tanesi
Çatlayan dudaklarım oluyor her gece
Yağmura suskun yaşamaya suskun
Haykırabilsem
Belki bir nehir köpürebilir sesimde
Silinebilir kuraklığın bütün izleri
Upuzun çöller vadileşebilir içimde

Hangi güzelliği özlesem suskunum sana
Yürek boşluğunda bir of kadar suskun
Özlüyorum seni masmavi
Koşuyorum sana bembeyaz
Ve kahroluyorum bir anda kapkara
Ah oluyorum
Of oluyorum
Ve susuyorum
Oysa haykırabilsem
Işık yumağı bir pınar olur soluğum

Hangi türküye uzansam suskunum sana
Ağıt ağıt, özlem özlem suskun
Tut ki vurulmuşum
Aşktan ve kandan bir damla olmuşum
Bir saçlarının rüzgarına
Bir de ağzının kıyılarına konmuşum
Hangi dalga silebilir beni senden
Hangi kasırga koparabilir
Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum
Coşkuların her şahlanışında
Sana deprem deprem susmuşum
Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum

Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası
Sözlerinde baskı yasası yeter
Hangi kavgayı özlesem suskunum sana
Zafer sabahlarında gece kadar
Bayram sabahlarında yas kadar suskun
Böyle güzelliklere de
Böyle suskunluklara da lanet olsun
Al bu suskunluğumu al artık
Al ki
Bütün gürültüler kahrolsun

ADNAN YÜCEL

Yayınlandı: on 5 Ekim 2007 at 9:57 am Yorumlar (0)

Birisi

http://www.fotokritik.com/705165

                                       Bir şey var aramızda
                                       Senin bakışından belli
                                       Benim yanan yüzümden.
                                       Dalıveriyoruz arada bir.
                                       İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki,
                                       Gülüşerek başlıyoruz söze.

                                       Bir şey var aramızda
                                       Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek.
                                       Fakat ne kadar saklasak nafile
                                       Bir şey var aramızda,
                                       Senin gözlerinde ışıldıyor,
                                       Benim dilimin ucunda.

                                       NAHİT ULVİ AKGÜN

Yayınlandı: on 28 Eylül 2007 at 5:15 pm Yorumlar (0)

Bir Gece ANSIZIN GELEBİLİRİM

http://www.fotokritik.com/714643

                          Bu kadar yürekten çağırma beni!
                          Bir gece ansızın gelebilirim.
                          Beni bekliyorsan, uyumamışsan,
                          Sevinçten kapında ölebilirim.

                          Belki de hayata yeni başlarım,
                          İçimde küllenen kor alevlenir,
                          Bakarsın hiç gitmem kölen olurum,
                          Belki de seversin beni kim bilir.

                          Kal dersen, dağlarca severim seni,
                          Bir deniz olurum ayaklarında,
                          Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz,
                          Kalbim duruverir dudaklarında.

                          Ya da unuturum kim olduğumu,
                          Hatırlamam belki adımı bile,
                          Belki de çıldırır, deli olurum,
                          Sana kavuşmanın heyacanıyla…

                          Aşk bu, bilinir mi nereye varır,
                          Ne durdurur özlemini, seveni…
                          Bakarsın ansızın gelebilirim,
                          Bu kadar yürekten çağırma beni.

                          ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

Yayınlandı: on 24 Eylül 2007 at 11:16 am Yorumlar (0)

Do

http://www.fotokritik.com/368555

Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum

ÖZDEMİR ASAF

Yayınlandı: on 21 Eylül 2007 at 3:49 pm Yorumlar (0)