Benim Sözcüklerim (II)
Bazı sözcükler var. Ritmini sevdiğim, sesini, söylenişini beğendiğim, hep kullanıp anlamını bir yerlerde unutmuş olduğum, hep duyup merak ettiğim, anlamını bilmediğim sözcükler…
(kaynak: http://tdk.gov.tr)
(II)
fütur: Bezginlik, umutsuzluk, usanç: “Bu hülya uzaklaştıkça ruhta zehirli bir fütur husule geliyordu.”- H. C. Yalçın.
gayya: Cehennemde bulunduğu varsayılan bir kuyunun veya derenin adı. Gayya kuyusu: Karmaşık işlerin döndüğü yer veya çok çapraşık durum, gayya.
addetmek: Saymak “ Üftade artık meseleyi kapanmış addediyor.”- A.İlhan.
perva: Çekinme, sakınma, korku “Islanmışın yağmurdan pervası mı olur?”- R.Ilgaz.
silsile: 1. Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra: “Trende herkes uyuyor, uzun bir öksürük silsilesi ve bazı iniltilerden başka ses yok.“- H. E. Adıvar. 2. Bilinen en eski atalardan yaşayan torunlara kadar aile sırası: “Kökten, silsileden, anadan, babadan, ecdattan asildi.”- Ö. Seyfettin.
tumturaklı: Anlama bir şey katmayan, bir anlam bildirmeyen ancak kulağa hoş gelen, gösterişli:”Yüzlerce garson ve aşçı, adları tumturaklı aşlar pişiriyorlardı.”- Halikarnas Balıkçısı.
tamamı için bkz.–> http://befeoglu.wordpress.com/tag/edebiyat/benim-sozcuklerim/