Çember

Çember 

Ya dışındasındır çemberin
Ya da içinde yer alacaksın
Kendin içindeyken, kafan dışındaysa
Çaresi yok kardeşim
Her akşam böyle içip, kederlenip
Mutsuz olacaksın
Meyhane masalarında kahrolacaksın
Şiirlerle, şarkılarla kendini avutacaksın
Ya dışındasındır çemberin
Ya da içinde yer alacaksın

Murathan MUNGAN

Yayınlandı: on 28 Şubat 2008 at 11:05 pm Yorumlar (0)

Cilvesi

http://www.fotokritik.com/860488

(I)- Gönüllerarası

Mevsim böyle kıştı da
İstanbul sıcak mıydı?

Ankara uzaktı da
Bu denli yakın mıydı?

Kökler iki uçtu da
İncimiz ortak mıydı?

Sınırlar sınırsız da,
Gözleri vatan mıydı?

(II)- Fizikmiş, laf!

Zaman böyle süratli,
Güneş sürekli miydi?

Kalpler iç içe akar,
An böyle donar mıydı?

Mürekkep hem yazar
Hem böyle siler miydi?

Geçmiş bu kadar ‘dün’ken,
Böyle ‘yok’ gelir miydi?

(III)- Böreğin Marifeti

Acıların ettiği,
Hep bugün için miydi?

Gönül harman ister de,
Hâyali gerçek miydi?

Ruhları bütündü de,
Vuslat ateşten miydi?

Can’lar bi garipti de,
Sebebi börek miydi?

–BE
(04/12/2007)

Yayınlandı: on 4 Aralık 2007 at 6:07 pm Yorumlar (0)

Düşeyazmaktan Aşka Düşmek

Bir ipte iki cambaz,
İçinde binbir cambaz.
Sımsıkı sarılınca
Tek vücutta tek cambaz.
Bal gibi olur böyle
Bir ipte binbir cambaz…

–BE
(26/11/2007)

Yayınlandı: on 26 Kasım 2007 at 4:15 pm Yorumlar (0)

Zamanda Efsun

‘Can’ olmam güzel
‘Canın’ olmam daha
‘Canım’ olman en

–BE
(25/11/2007)

Yayınlandı: on at 4:08 pm Yorumlar (0)

Sallapati

Sözlerim mühürlü şimdi,
dudaklarım suskun, bükük.
Sevgim emeksizmiş,
sevgim hapis.
Gidişin gitmek değil,
kalışım bitmeye devam.
Kalışım sanki benim
sağdıç emeğim…
Sevişim sadık…

–BE
(15/11/2007)

Yayınlandı: on 15 Kasım 2007 at 12:52 pm Yorumlar (0)

Dilek

Bir küçük, bir küçücük evim olsa;
İçinde bir küçük, bir küçücük halım olsa;
Bütün bunlar benim öz malım olsa.

Masam, mürekkebim, etajerim,
Penceresinde benim perdelerim,
Etajerinde kitaplarım olsa.

Bir ufak, bir minicik evim olsa;
İçinde bir kadın, beni parasız pulsuz seven bir kadın
Bu kadın karım olsa!

Nerde, hangi şehirde olursa olsun,
Bir küçük, bir küçücük evim bulunsun,
Bir ufacık halım olsun yeter,
Yeter de artar bile!

Nerde, hangi şehirde olursa olsun,
Etajerim, kitaplarım olsun,
Beni parasız pulsuz seven karım olsun yeter,
Yeter de artar bile!

CEVDET KUDRET SOLOK

Yayınlandı: on 7 Kasım 2007 at 3:41 pm Yorumlar (0)

Etki ve Tepki

En iyilerimizin sonu genellikle kendi ellerinden olur
sırf uzaklaşmak için,
ve geride kalanlar
birinin onlardan
uzaklaşmayı neden isteyebileceğini
bir türlü tam olarak anlayamazlar.

CHARLES BUKOWSKI

Yayınlandı: on 26 Ekim 2007 at 11:51 pm Yorumlar (0)

Taştın Yine Deli Gönül

Taştın yine deli gönül
Sular gibi çağlar mısın
Aktın yine kanlı yaşım
Yollarımı bağlar mısın

Nidem elim ermez yâre
Bulunmaz derdime çare
Oldum ilimden avare
Beni bunda eğler misin

Yavı kıldım ben yoldaşı
Onulmaz bağrımın başı
Gözlerimin kanlı yaşı
Irmağ olup çağlar mısın

Ben toprak oldum yolunda
Sen aşırı gözetirsin
Şu karşıma göğüs geren
Taş bağırlı dağlar mısın

Harami gibi yoluma
Aykırı inen karlı dağ
Ben yârimden ayrı düştüm
Sen yolumu bağlar mısın

Karlı dağların başında
Salkım salkım olan bulut
Saçın çözüp benim içün
Yaşın yaşın ağlar mısın

Esridi Yunus’un canı
Yoldayım illerim kanı
Yunus düşte gördü seni
Sayru musun  sağlar mısın

YUNUS EMRE

Yayınlandı: on 19 Ekim 2007 at 9:51 am Yorumlar (0)

Boşver be Yaşı Başı

gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü… bak ellerin ayakların kocaman.
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?
takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir
kış günü, öl gitsin…
parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin…
Boş ver be yaşı başı, kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir od aya, ister kıra
bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle
bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna…
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa…
yaş 70′e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?

CAN YÜCEL

Yayınlandı: on 18 Ekim 2007 at 11:26 am Yorumlar (0)

Susarak

Yel değirmenine sesleniş    

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..
Ben de söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik…
Ben de susuyorum sevgimi saklayıp içimde….
Duyuyorsun değil mi suskunluğumu nasıl haykırıyor…
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim …
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde …..

AZİZ NESİN

Yayınlandı: on 15 Ekim 2007 at 5:42 pm Yorumlar (0)