(I)
(kaynak: http://tdk.gov.tr)
canhıraş: Yürek paralayan, kulak tırmalayan, acı, tüyler ürpertici “Canhıraş bir feryat koparır koparmaz, ipek gömlekle odaya kendimi atmışım.”- S. M. Alus
iptidai: 1. İlkel. 2. isim, eğitim bilimi İlkokul “Haşarı bir iptidai talebesinden akıllı, uslu bir hafız çıkmıştı.”- R. N. Güntekin.
minval: Biçim, yol, tarz
muştu: Sevindiren haber, sava, müjde, erim, beşaret
nazire: 1. Karşılık olarak, benzetilerek yapılan davranış, söz. 2. edebiyat Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan şiir “Yahya Kemal’e bayılıyor, boş zamanlarında onun rubailerine nazireler yazmaya çalışıyordu.”- H. Taner.
şehla: Kusurlu sayılmayacak kadar hafif şaşı (göz) “Çakır Emine’nin şehla olan gözünün tarafındaki yanağına elimin tersiyle tokadı yapıştırdım.”- O. C. Kaygılı.
umarsız: Çaresiz bir biçimde, çıkar yolu olmaksızın“… bir yalıya yaslanıp Sait için umarsız gözyaşları dökmeye vakit bulalım.”- S. Birsel.
vebal: Günah “Bu işin vebali vardır.”- .